New Mexico Üniversitesi (UNM), Sağlık Bilimleri Merkezi’ni (HSC) hedef alan kapsamlı bir siber saldırı nedeniyle tıp, hemşirelik ve eczacılık fakültelerinde dersleri üst üste ikinci günde de iptal etti. 26 Ekim 2026 Pazartesi günü gerçekleşen bu siber güvenlik olayı, üniversiteyi sistemlerini kapatmaya, UNM Sağlık hastanelerindeki randevuları ve klinikleri durdurmaya zorladı. Saldırı sonucu ambulanslar Albuquerque ve Santa Fe’deki diğer sağlık tesislerine yönlendirilirken, yetkililer ağ güvenliğini korumak adına acil durum operasyon merkezini devreye aldı. Olayın ardından eyalet ve federal kolluk kuvvetleri ile dış uzmanlar soruşturma sürecine dahil edildi.
- New Mexico Üniversitesi Sağlık Bilimleri Merkezi, yaşanan siber saldırı sonrası tıp ve eczacılık fakültelerindeki derslerin askıya alındığını bildirdi.
- Siber saldırganların sistemleri kilitlemesi nedeniyle hastane randevuları iptal edildi ve ambulanslar çevre şehirlerdeki tesislere yönlendirildi.
- BYOD isimli bir fidye yazılımı grubu, saldırının sorumluluğunu üstlenerek binlerce öğrenci ve çalışanın verisini ele geçirdiğini iddia etti.
- Üniversite yönetimi, ağ güvenliğini korumak amacıyla eyalet ve federal düzeyde kolluk kuvvetleriyle koordineli bir çalışma başlattı.
Sağlık Hizmetlerinde Aksaklıklar Yaşanmaya Devam Ediyor
Pazartesi günü öğleden sonra saat 14:30 sularında duyurulan siber saldırı, New Mexico Üniversitesi Sağlık Bilimleri Merkezi’nde (HSC) hayatın durma noktasına gelmesine neden oldu. Üniversite yönetimi, saldırının hemen ardından kritik görevlerde bulunmayan tüm personeli ve öğrencileri kampüsten uzaklaştırdı. Kliniklerin kapatılması ve randevuların iptal edilmesiyle birlikte, hastaların HSC tesislerine gelmemeleri konusunda uyarılar yapıldı. Özellikle acil servis hizmetlerinin aksamaması adına, bölgeye gelen ambulanslar Albuquerque ve Santa Fe’deki komşu sağlık merkezlerine yönlendirildi.
Hastanelerdeki klinik hizmetlerin bugün itibarıyla normale dönmeye başladığı belirtilse de, tıp, hemşirelik ve eczacılık fakültelerindeki eğitim faaliyetleri ikinci günde de askıda kaldı. Üniversite yetkilileri, temel sağlık hizmetlerinin sürdürülmesi için öncelikli sistemlerin kontrol altına alındığını ifade etti. Ancak, sistemlerin tam kapasiteyle ne zaman devreye alınacağı ve derslerin ne zaman başlayacağı konusunda henüz net bir tarih verilmedi. Kritik olmayan personelin evde kalması yönündeki çağrı ise geçerliliğini koruyor.
BYOD Grubu Saldırının Sorumluluğunu Üstlendiğini Duyurdu
Siber güvenlik dünyasında yeni tanınmaya başlayan BYOD isimli bir fidye yazılımı grubu, saldırının arkasında kendilerinin olduğunu iddia etti. Grup, yaptıkları dijital baskın sonucunda 36.000 makineyi ele geçirdiklerini, iki büyük Oracle veritabanına sızdıklarını ve üniversitenin tüm aktif dizin (Active Directory) sistemlerini kontrol altına aldıklarını öne sürdü. Bu iddialar arasında, her bir öğrenci ve çalışana ait kişisel verilerin, dahili e-postaların ve diğer kritik sistem verilerinin çalındığı bilgisi de yer alıyor.
Güvenlik uzmanları, fidye yazılımı gruplarının iddialarına her zaman temkinli yaklaşılması gerektiğini vurguluyor. Siber suçluların genellikle etki yaratmak amacıyla verileri abarttığı bilinen bir gerçek olsa da, BYOD grubunun daha önce Trump Mobile müşterilerine ait verileri sızdırdığına dair iddiaların doğruluk payı taşıması endişeleri artırıyor. Grup, daha önce de benzer iddialarla gündeme gelmiş ve binlerce kişinin verisini sızdırmakla tehdit etmişti. Uzmanlar, BYOD ile EndZone adlı bir başka grup arasında organik bir bağ olabileceği ihtimali üzerinde de duruyor.
Güvenlik Ekipleri Veri Sızıntısı İddialarını Araştırıyor
Üniversitenin Bilgi Teknolojileri (BT) güvenlik ekipleri, saldırının tespit edildiği ilk andan itibaren ağ yapısını korumak için geniş çaplı bir çalışma başlattı. Yapılan açıklamada, olayın kontrol altına alınması ve olası veri kayıplarının tespiti için dış ortaklarla ve federal ajanlarla iş birliği yapıldığı belirtildi. Liderlik ekibi, hem çalışanlara hem de ön saflarda görev yapan sağlık personeline rehberlik sağlamak üzere bir Acil Operasyon Merkezi kurdu. Bu merkez, saldırının teknik boyutlarını incelerken bir yandan da operasyonel sürekliliği sağlamaya çalışıyor.
Şu ana kadar üniversite yönetimi, saldırının bir fidye yazılımı (ransomware) saldırısı olup olmadığına dair resmi bir onay vermedi. Ancak araştırmacılar, sistemlerin tamamen kapatılması ve operasyonların durması gibi belirtilerin tipik bir fidye yazılımı saldırısına işaret ettiğini savunuyor. Üniversite sözcüsü, kamuoyuna yapılan açıklamalar dışında ek bir bilgi vermeyi reddederek, soruşturmanın selameti açısından detayların gizli tutulduğunu ima etti.
Eğitim ve Klinik Faaliyetlerin Geleceği Belirsizliğini Koruyor
Siber saldırının eğitim üzerindeki etkisi, özellikle klinik staj ve laboratuvar dersleri alan öğrenciler için büyük bir aksaklık yaratıyor. Tıp ve eczacılık öğrencilerinin eğitim takviminin bu durumdan nasıl etkileneceği henüz belirsizliğini korurken, üniversite yönetimi uzaktan eğitim seçeneklerini veya telafi derslerini değerlendirmeye alabilir. Öte yandan, hasta verilerinin güvenliği konusunda yaşanan belirsizlik, hastane sistemine olan güveni de sarsmış durumda.
Siber saldırganların elinde olduğu iddia edilen kişisel veriler, kimlik hırsızlığı ve dolandırıcılık gibi pek çok riski de beraberinde getiriyor. Üniversitenin, olası bir veri sızıntısının kesinleşmesi durumunda etkilenen tüm bireylere bildirim yapması ve gerekli güvenlik önlemlerini alması bekleniyor. Şu an için odak noktası, sistemlerin güvenli bir şekilde yeniden ayağa kaldırılması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin en kısa sürede başlatılması olarak belirlenmiş durumda.
Üniversite ve sağlık kuruluşlarına yönelik artan siber saldırılar hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi ve konuyla ilgili deneyimlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.









