Microsoft, İngiltere’de ValueLicensing firmasıyla uzun süredir devam eden ikinci el yazılım lisansları davasında önemli bir hukuki engel ile karşılaştı. İngiltere Temyiz Mahkemesi, teknoloji devinin Kasım 2025 tarihli ve ValueLicensing lehine sonuçlanan karara itiraz etme başvurusunu reddetti. Mahkeme, gerekçe sunmaksızın başvurunun reddedildiğini bildirdi. 2021 yılında başlayan ve Microsoft’un Office lisanslarının arzını kısıtladığı iddiasıyla açılan 270 milyon sterlinlik tazminat davası, şirketin ikinci el piyasasını engellemeye çalıştığı gerekçesiyle gündeme gelmişti. Bu karar, Microsoft’un lisanslama politikaları üzerindeki yasal denetimi artırırken, davanın ilerleyen aşamalarında şirketi daha zorlu bir sürecin beklediğini gösteriyor.
- İngiltere Temyiz Mahkemesi, Microsoft’un ikinci el yazılım lisans satışlarına yönelik karara itiraz başvurusunu kesin bir dille reddetti.
- Dava sürecinde ortaya çıkan yeni belgeler, Microsoft yönetiminin ikinci el yazılım piyasası hakkındaki stratejilerini içeren kritik dosyaların varlığını kanıtladı.
- Alexander Wolfson tarafından yürütülen ve milyonlarca kullanıcıyı kapsayan ayrı bir toplu dava, Microsoft’un tazminat yükümlülüğünü milyarlarca sterline çıkarabilir.
Mahkeme Kararı Süreci Zorlaştırıyor
Microsoft, daha önce Kasım 2025’te aleyhine sonuçlanan ve ikinci el yazılım lisanslarının yeniden satışına olanak tanıyan karara şiddetle itiraz etmişti. Şirket, konuyu bir telif hakkı tartışması olarak yeniden çerçevelemeye çalışsa da, İngiltere’deki Rekabet Temyiz Mahkemesi bu argümanları daha önce kabul etmemişti. Temyiz Mahkemesi’nin son kararı, Microsoft’un bu hukuki savunma hattının çöktüğünü tescillemiş oldu. Şirketin şimdi doğrudan Yüksek Mahkeme’ye başvurma hakkı bulunsa da, bunun için 28 gün içinde mahkemeyi ikna edici ve çok güçlü gerekçeler sunması gerekiyor.
Kritik Belgeler Gün Yüzüne Çıkıyor
Dava dosyasındaki gerilim, yayınlanan yeni bir “Rıza Emri” ile tırmanmaya devam ediyor. Bu belge, Microsoft’un mevcut ve eski yöneticilerinin şirket içi yazışmalarını ve belgelerini mahkemeye sunmasını zorunlu kılıyor. Özellikle 2013 yılına ait olduğu bilinen ve “İkinci El Yazılım Sunumu” başlığını taşıyan dosya, mahkeme tarafından “Bilinen Zararlı Belge” olarak nitelendiriliyor. Microsoft’un bu belgenin varlığını neden yıllarca gizlediği, davanın önümüzdeki süreçte en çok tartışılacak konularından biri olmaya aday görünüyor.
Toplu Davalar Milyarlarca Sterlinlik Risk Oluşturuyor
Hukuki süreç sadece ValueLicensing ile sınırlı kalmıyor. Alexander Wolfson’un liderliğinde yürütülen ve milyonlarca İngiliz tüketiciyi temsil eden ayrı bir dava, Microsoft üzerindeki baskıyı katlıyor. Temyiz başvurusunun reddine müdahil olan Wolfson, Microsoft’un lisanslama politikaları nedeniyle 1,3 milyar ile 3,5 milyar sterlin arasında bir tazminat talep ediyor. Şirket, hem ticari hem de itibar kaybı riskiyle karşı karşıya kalırken, önümüzdeki günlerde sunulacak tanık beyanları sürecin seyrini belirleyecek.
Microsoft’un ikinci el yazılım lisansları üzerindeki bu katı tutumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce şirketler dijital ürünlerin yeniden satışını kısıtlamalı mı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorum bölümünde bizimle paylaşın.









