Site icon TechInside

Kuzey Amerika’da ilk otonom elektrikli kepçe faaliyete geçti!

Kanada’daki New Afton madeninde, Kuzey Amerika’da hizmete giren ilk otonom elektrikli kepçeler, madencilik sektöründe devrim niteliğinde bir adım olarak dikkat çekiyor. Bu gelişme, özellikle otomasyonun maden endüstrisine entegre edilmesinin önemini ortaya koyuyor. Sandvik şirketine ait olan ve Toro LH518iB model adıyla tanımlanan bu kepçeler, 18 ton ağırlığa sahip. Kasım ortasında madenin “Lift 1” bölgesindeki test alanlarında deneme süreci başarılı bir şekilde tamamlandı ve yıl başından itibaren kepçeler, madenin C bölgesine taşınarak düzenli hizmet vermeye başlayacak.

Kuzey Amerika’da ilk otonom elektrikli kepçe hizmete başladı

Bu otonom kepçelerin en dikkat çekici özelliklerinden biri, güçlü bir elektrikli motor sistemiyle çalışmaları. Toro LH518iB, 482 kWh kapasiteli lityum demir fosfat (LFP) bataryasına sahip ve bu batarya sayesinde kepçeler uzun süreli çalışmaları gerçekleştirebiliyor. Kepçenin üç adet motoru, 6000 Nm tork gücü üretirken, bu da büyük yüklerin hızlı ve verimli bir şekilde taşınmasına olanak tanıyor. Bu araçların en dikkat çeken teknolojik özelliklerinden bir diğeri ise, patentli AutoSwap teknolojisiyle bataryalarının değiştirilme süreçleri. Geleneksel büyük araçlarda kullanılan vinçlere gerek kalmadan, bataryaların hızlı ve pratik bir şekilde değiştirilmesi sağlanabiliyor. Bu teknoloji, batarya değişiminde zaman kaybını önler ve kesintisiz operasyon imkanı sunar.

Sandvik, bu yeni nesil otonom kepçelerin yer altı madencilik operasyonlarını verimli hale getireceğini öngörüyor. Otonom sistemler sayesinde ısının, gürültünün ve sera gazı emisyonlarının önemli ölçüde azalması bekleniyor. Elektrikli çalışma yapıları, çevreye duyarlı bir madencilik yönteminin uygulanmasında kritik bir rol oynuyor. Ayrıca, otomasyonun işgücüne olan etkisi de oldukça önemli. Çünkü madencilik sektöründe iş gücü sıkıntısı önemli bir sorun olabiliyor ve otonom araçlar sayesinde bu sıkıntının giderilmesi amaçlanıyor. Ayrıca, daha sıkı iş güvenliği düzenlemeleriyle, bu tür araçların kullanımı ile işyeri kazaları ve yaralanmalarının önlenmesi hedefleniyor.

Otomasyonun madencilik sektörüne entegrasyonu, gelecekte sektörde daha yaygın hale gelmesi beklenen bir gelişme. Madenlerde yapılan işler sıklıkla tekrarlayan ve zorlayıcı olabiliyor, bu nedenle bu tür otonom araçlar iş gücünü destekleyerek süreçleri hızlandıracak ve daha güvenli hale getirecektir. Bunun yanı sıra, özellikle uzak maden konumlarında, otomasyon çok daha cazip bir çözüm olarak öne çıkıyor. Otonom kepçelerin bu şekilde geniş çapta kullanımı, madencilik endüstrisinde hem ekonomik hem de çevresel açıdan olumlu etkiler yaratabilir.

Özetle, bu ilk otonom elektrikli kepçelerin devreye girmesiyle, otomasyonun ve çevre dostu teknolojilerin madencilik sektörüne entegre edilmesinin öncüsü olarak, madencilik işlemlerinde verimliliğin ve güvenliğin artırılması amaçlanıyor. Bu teknolojik gelişme, otonom sistemlerin geniş bir yelpazede daha fazla sektöre adapte edilmesinin ve yerleşik operasyonların dijital dönüşümünün başlangıcını işaret ediyor.

Exit mobile version