vrupa Birliği, Volkswagen ve Stellantis başta olmak üzere toplam 15 otomobil üreticisine, araç geri dönüşüm sürecinde rekabeti engellemek amacıyla kartel oluşturdukları gerekçesiyle toplamda 458 milyon euro para cezası verdi. Bu ceza, Avrupa Komisyonu‘nun 2021 yılında gerçekleştirilen baskınlar sonrasında yapılan soruşturmanın sonucunda alındı.
Kartel suçu ve gizli anlaşmalar
Avrupa Komisyonu‘na göre, 2002 ile 2017 yılları arasında bir kartel oluşturan otomobil üreticileri, geri dönüşüm süreçlerinde rekabeti kısıtlayarak çevre dostu alternatiflerin sunulmasını engellemeye çalıştılar. Şirketler, araçlarının geri dönüşüm oranları hakkında reklam yapmamaya ve geri dönüşüm maliyetlerini üstlenmekten kaçınmaya karar verdiler.

Normalde, Avrupa Birliği yasaları, otomobil üreticilerini kullanım ömrünü tamamlamış araçları geri dönüşüme tabi tutmaya ve bu süreçle ilgili maliyetleri karşılamaya zorlar. Bu sayede araç sahipleri, eski araçlarını geri dönüşüm tesislerine ücretsiz olarak teslim edebilir. Ancak, söz konusu kartel anlaşmaları bu süreci engellemişti.
Cezalar ve suçlamaların kabulü
Bu yasa ihlalleri nedeniyle Volkswagen 127,69 milyon euro, Stellantis 99,5 milyon euro, Renault-Nissan 81,46 milyon euro ve Ford 41,46 milyon euro ceza aldı. Toyota, Mitsubishi, Honda, Hyundai, Jaguar Land Rover, Mazda, GM, Suzuki ve Volvo da cezalandırılan diğer şirketler arasında yer aldı. Ayrıca, Avrupa Otomobil Üreticileri Derneği (ACEA) de 500.000 euro ceza aldı.
Mercedes-Benz ihbarda bulundu, ceza almaktan kurtuldu
Mercedes-Benz, Avrupa Birliği yetkililerine kartelin varlığını bildirdiği için cezadan muaf tutuldu. Diğer tüm otomobil üreticileri ise suçlamaları kabul ederek AB rekabet otoriteleriyle iş birliği yaptı. Bu iş birliği, şirketlerin cezasında %10’luk bir indirimle sonuçlandı.
AB yetkililerinden uyarı
AB Rekabetten Sorumlu Başkanı Teresa Ribera, kartellerin müşteri farkındalığını engellediğini ve daha çevre dostu ürünlere olan talebi baskıladığını belirterek, bu tür faaliyetlerin tolera edilmeyeceğini vurguladı. Bu karar, otomotiv sektöründeki büyük firmaların çevresel sorumluluklarını yerine getirmeleri ve rekabeti adil bir şekilde sürdürmeleri gerektiği mesajını bir kez daha gündeme getirdi.