Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinde bilim insanlarını şaşırtan bir radyoaktif izotop birikimi keşfedildi. Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, okyanus tabanından alınan örneklerde beklenenden çok daha fazla berilyum-10 tespit edildi. Bu izotop, atmosferde yüksek enerjili kozmik ışınların oksijen ve azot atomlarıyla çarpışması sonucu oluşuyor ve 1,4 milyon yıllık yarı ömre sahip. Uzmanlar, bu olağandışı birikimin okyanus akıntılarındaki büyük değişimler veya kozmik olaylarla bağlantılı olabileceğini düşünüyor.
Okyanusun altında radyoaktif anomali tespit edildi
Özellikle, yaklaşık 10 milyon yıl önce Dünya’nın daha güçlü bir kozmik ışın bombardımanına maruz kalmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Yapılan keşfin, deniz tabanındaki jeolojik kayıtları daha iyi tarihlendirme konusunda önemli bir katkı sağlayabileceği belirtiliyor.

Radyoaktif izotoplar genellikle arkeolojik ve jeolojik yaş belirleme çalışmalarında kullanılıyor. Ancak, yaygın olarak bilinen radyokarbon tarihleme yöntemi en fazla 50.000 yıl öncesine kadar doğru sonuç verebilirken, berilyum-10’un uzun yarı ömrü sayesinde bilim insanları zaman çizelgesini milyonlarca yıl geriye götürebiliyor. Bu izotop, zamanla bozunarak bor-10’a dönüşüyor ve bu süreç takip edilerek Dünya’nın jeolojik evrimi hakkında önemli veriler elde edilebiliyor.
Araştırmacılar, elde edilen sonuçlar doğrultusunda anomalinin kaynağına dair iki olasılık üzerinde yoğunlaşıyor. İlk teori, yaklaşık 10 milyon yıl önce okyanus akıntılarında yaşanan köklü değişimlerin, derin denizlerde normalden çok daha fazla berilyum-10 birikmesine yol açmış olabileceğini öne sürüyor. İkinci teori ise, Dünya’nın geçmişte kozmik bir olaydan etkilenmiş olabileceğine işaret ediyor. Yakın bir süpernova patlaması ya da yoğun kozmik ışın dalgalarının, o dönemde atmosferde daha fazla berilyum-10 üretimini tetiklemiş olabileceği düşünülüyor. Eğer benzer radyoaktif izotop anomalileri diğer okyanus bölgelerinde de tespit edilirse, bu durum olayın küresel ölçekte bir fenomene işaret ettiğini gösterebilir. Bilim insanları, bu olağanüstü keşfin detaylarını daha iyi anlayabilmek için ek araştırmalar yapılması gerektiğini vurguluyor.